verbannen
Çeviri
sürgün etmek, kovmak, yasaklamak
Örnekler
Der König verbannte ihn aus dem Reich.
Kral onu krallıktan sürgün etti.
Sie versuchte, die schlechte Erinnerung zu verbannen.
Kötü anıyı defetmeye çalıştı.
Dilbilgisi Kalıpları
((birini)) ((bir yerden)) sürgün etmek Diktatör, muhaliflerini ülkeden sürgün etti.
((bir şeyi)) ((bir yerden)) atmak Aklındaki tüm şüpheleri attı.
Benzer Kelimeler
ausweisen (sınırdışı etmek), exilieren (sürgün etmek), vertreiben (kovmak)
Etimoloji
'ver-' (uzak) öneki + 'bannen' (yasaklamak). Kelimenin tam anlamıyla 'uzaklaştırmak için yasaklamak'.
Hafıza İpuçları
Birine bir 'yasak' (Bann) koyduğunuzu ve onu 'ver' (uzaklara) gönderdiğinizi hayal edin.