Verb

verfüllen

doldurmak, geri doldurmak

Man verfüllt das Loch mit Erde.

Çukuru toprakla dolduruyorlar.

Der Zahnarzt muss den Zahn verfüllen.

Diş hekiminin dişi doldurması gerekiyor.

((bir şeyi)) ((bir şeyle)) doldurmak Çukuru kumla dolduruyorlar.

Eş anlamlılar: auffüllen (yeniden doldurmak), zuschütten (üzerini örtmek)

'ver-' (bir süreci veya tamamlanmayı belirten ön ek) + 'füllen' (doldurmak). Bir şeyi tamamen doldurmak veya bir boşluğu kapatmak anlamına gelir.

'ver-' ekinin, 'füllen' (doldurmak) eylemini tam ve eksiksiz hale getirdiğini düşünün; örneğin bir inşaat çukurunu tamamen doldurmak gibi.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.