Verb

stehen

ayakta durmak, bulunmak, yakışmak

Warum stehst du hier im Regen?

Neden burada yağmurda duruyorsun?

Das neue Kleid steht dir wirklich gut.

Yeni elbise sana gerçekten çok yakışmış.

stehen ((an+3)) bir şeyin yanında durmak Kapıda duruyorsun.

stehen ((j-m)) birine yakışmak Gömlek sana yakışıyor.

Eş anlamlılar: sich befinden (bulunmak); Zıt anlamlılar: sitzen (oturmak), liegen (yatmak)

Eski Yüksek Almanca 'stān' kelimesinden gelir, İngilizce 'stand' ile kökteştir.

'stehst', 'stehen' fiilinin 'sen' (du) için kullanılan ikinci tekil şahıs çekimidir. '-st' ekini hatırla.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.