Verb

tauchen

dalmak, batırmak, daldırmak

Die Kinder tauchten nach Muscheln.

Çocuklar midye için daldılar.

Er tauchte den Löffel in den Honig.

Kaşığı bala daldırdı.

Ein U-Boot kann sehr tief tauchen.

Bir denizaltı çok derine dalabilir.

((içine)) bir şeye dalmak Serin suya daldık.

((için)) bir şey için dalmak Kayıp yüzük için daldılar.

((bir şeyi)) ((içine)) bir şeyi bir şeye daldırmak Fırçayı boyaya daldırdı.

schwimmen (yüzmek), sinken (batmak)

Eski Yüksek Almanca 'tūhhan' (dalmak) kelimesinden gelir, İngilizce 'duck' (eğilmek) ile ilgilidir.

Sanki suya 'dalarken' çıkan sesi andırıyor.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.