Verb

treten

girmek, basmak, tekmelemek

Er trat leise ins Zimmer.

Sessizce odaya girdi.

Tritt bitte nicht auf das Gras!

Lütfen çimlere basma!

Sie trat ihn gegen das Schienbein.

Onun kaval kemiğine tekme attı.

((içine (akk))) bir yere girmek Er trat in das Haus.

((üstüne (akk))) bir şeye basmak Er trat auf die Bremse.

((birine (akk))) birine tekme atmak Der Spieler trat den Gegner.

Eş anlamlılar: gehen (gitmek), steigen (tırmanmak); Zıt anlamlılar: stehen bleiben (durmak)

Eski Yüksek Almanca 'tretan' kelimesinden gelir. İngilizce 'tread' (basmak, çiğnemek) kelimesiyle kökteştir.

İngilizce 'tread' kelimesiyle bağlantı kurun. Geçmiş zaman hali 'trat', sert bir adım sesini andırır.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.