vertieft
Çeviri
dalmış, yoğunlaşmış, derinlemesine
Örnekler
Er war in ein Buch vertieft.
Bir kitaba dalmıştı.
Sie führten ein vertieftes Gespräch.
Derinlemesine bir sohbet ettiler.
Dilbilgisi Kalıpları
((bir şeye)) ((dalmış)) olmak İşine dalmış durumda.
((derinlemesine)) bir isim derinlemesine bir bilgi
Benzer Kelimeler
Eş anlamlılar: dalmış, yoğunlaşmış; Zıt anlamlılar: yüzeysel, dikkati dağınık
Etimoloji
'vertiefen' (derinleştirmek) fiilinin geçmiş zaman ortacı. 'ver-' öneki bir değişikliği veya yoğunlaşmayı, 'tief' ise 'derin' anlamına gelir.
Hafıza İpuçları
Bir şeye o kadar 'derin' (tief) daldığınızı hayal edin ki tamamen ona kapılmışsınız.