Verb

warten

beklemek

Er wartete lange auf sie.

Onu uzun süre bekledi.

Ich wartete am Bahnhof.

İstasyonda bekledim.

((auf+4)) birini/bir şeyi beklemek Treni bekledi. Er wartete auf den Zug.

((mit+3)) bir şey ile beklemek, ertelemek Kararıyla bekledi. Er wartete mit seiner Entscheidung.

((bis ...)) ...-e kadar beklemek Sen hazır olana kadar bekledim. Ich wartete, bis du fertig warst.

Eş anlamlılar: harren, abwarten; Zıt anlamlılar: gehen (gitmek), handeln (harekete geçmek)

Eski Yüksek Almanca 'wartēn' (gözetmek, bakmak) kelimesinden gelir. İngilizce 'ward' kelimesiyle ilgilidir.

'bir şeyi beklemek' anlamında 'auf' edatı + Akkusativ ile kullanılır. Unutmayın: 'warten auf'.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.