Verb

behindern

engellemek, aksatmak, mani olmak

Der Unfall behinderte den Verkehr.

Kaza trafiği engelledi.

Lass dich nicht von kleinen Problemen behindern.

Küçük sorunların seni engellemesine izin verme.

((birini/bir şeyi)) engellemek Der Unfall behinderte den Verkehr.

Eş anlamlılar: stören, blockieren, aufhalten; Zıt anlamlı: fördern

'be-' (ön ek) + 'hinder', İngilizce 'hinder' ve Almanca 'hinter' (arkasında) ile ilgilidir. Fikir, bir şeyi 'arkaya' veya yola koymaktır.

Birini yavaşlatmak için 'arkasına' (hinter) geçtiğinizi ve böylece onu engellediğinizi düşünün.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.