geprägt
Çeviri
şekillenmiş, karakterize edilmiş, damgasını vurmuş
Örnekler
Seine Rede war von Emotionen geprägt.
Konuşması duygularla şekillenmişti.
Das ist ein stark geprägter Begriff.
Bu, anlamı kesinleşmiş bir terimdir.
Die Landschaft ist von Bergen geprägt.
Manzara dağlarla karakterizedir.
Dilbilgisi Kalıpları
((von+3)) geprägt sein (... tarafından) şekillenmek Onun çocukluğu yoksullukla şekillenmişti. Seine Kindheit war von Armut geprägt.
Benzer Kelimeler
Eş anlamlılar: geformt (şekillendirilmiş), beeinflusst (etkilenmiş), charakterisiert (karakterize edilmiş)
Etimoloji
'prägen' (madeni para basmak, şekil vermek, karakterize etmek) fiilinin geçmiş zaman ortacı.
Hafıza İpuçları
Bir presin bir madeni parayı 'prägen' (bastığını) düşünün. Para daha sonra 'geprägt' (şekillenmiş/damgalanmış) olur.