Adjektiv

unbemerkt

fark edilmemiş, göze çarpmayan, gizlice

Er schlich sich unbemerkt aus dem Haus.

Fark edilmeden evden gizlice çıktı.

Ein unbemerkter Fehler führte zu dem Problem.

Fark edilmeyen bir hata soruna yol açtı.

zarf olarak: fark edilmeden Partiden unbemerkt ayrıldı.

Eş anlamlılar: unauffällig (göze çarpmayan), heimlich (gizlice); Zıt anlamlılar: bemerkt (fark edilmiş), auffällig (göze çarpan)

'un-' (olumsuzluk) ön eki + 'bemerkt' ('bemerken' fiilinin geçmiş zaman ortacı, fark edilmiş). Kelimenin tam anlamıyla 'fark edilmemiş'.

Birinin bir odaya tamamen 'unbemerkt' (fark edilmeden) girdiğini hayal edin, bir hayalet gibi.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.