Verb

warnen

uyarmak, ikaz etmek

Ich warne dich vor dem Hund.

Seni köpek konusunda uyarıyorum.

Die Polizei warnt vor Glatteis.

Polis buzlanmaya karşı uyarıyor.

Er hat mich nicht gewarnt.

O beni uyarmadı.

((j-n)) ((vor et3)) (birini) (bir şeye karşı) uyarmak Ich warne dich vor dem Hund.

((j-n)) ((davor)), ((zu-inf)) (birini) (bir şey yapmaması konusunda) uyarmak Er warnte mich davor, zu spät zu kommen.

Eş anlamlılar: alarmieren, mahnen; Zıt anlamlılar: entwarnen

Eski Yüksek Almanca 'warnōn' kelimesinden, İngilizce 'warn' ile kökteş.

İngilizce 'warn' kelimesine benzer. 'vor' edatı ile kullanıldığını unutmayın (bir tehlikenin 'önünde' uyarmak).

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.