Verb

ab|brechen

iptal etmek, kesmek, kırmak, yıkmak

Er hat einen Ast vom Baum abgebrochen.

Ağaçtan bir dal kırdı.

Wir müssen das Konzert leider abbrechen.

Maalesef konseri iptal etmek zorundayız.

Sie hat ihr Studium abgebrochen.

Öğrenimini yarıda bıraktı.

Das alte Haus wird nächste Woche abgebrochen.

Eski ev gelecek hafta yıkılacak.

((et4)) bir şeyi iptal etmek, kırmak Deneyi iptal ediyoruz.

((et4)) ((von+3)) bir şeyi bir şeyden koparmak Ağaçtan bir dal koparıyor.

Eş anlamlılar: unterbrechen, beenden, stornieren; Zıt anlamlılar: fortsetzen, beginnen

'ab-' (ayırma, sonlandırma) ön eki ve 'brechen' (kırmak) fiilinden gelir. Kelimenin tam anlamı 'koparmak' veya 'kesmek'tir.

Bir dalı 'koparmak' (abbrechen) gibi, bir toplantıyı veya projeyi de 'kesebilir' (abbrechen), yani sonlandırabilirsiniz.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.