Nomen

die Hoffnung

umut, ümit

Die Hoffnung stirbt zuletzt.

Umut en son ölür.

Ich habe die Hoffnung, dich wiederzusehen.

Seni tekrar görme umudum var.

Er ist eine große Hoffnung für das Team.

O, takım için büyük bir umut.

((bir şeye)) dair umut die Hoffnung auf+4 Barış umudu devam ediyor.

umudu olmak Hoffnung haben Hala umudumuz var.

((birine)) umut vermek j-m Hoffnung machen Sözlerin bana umut veriyor.

Eş anlamlılar: Zuversicht (güven), Erwartung (beklenti); Zıt anlamlılar: Verzweiflung (çaresizlik), Hoffnungslosigkeit (umutsuzluk).

'hoffen' (ummak) fiilinden türetilmiştir. '-ung' eki fiillerden isim yapar.

İnsan umutla 'of' çekmez, 'oh' çeker. 'Hoffnung' kelimesinin başı 'oh' sesini andırır.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.