Adjektiv

erkrankt

hasta, hastalanmış

Der Patient ist schwer erkrankt.

Hasta ağır durumda.

Viele Menschen sind an Grippe erkrankt.

Birçok insan gribe yakalandı.

((birisi)) hasta. Maalesef hasta.

((bir şeye)) yakalanmış olmak. Kendisi kansere yakalanmış.

Eş anlamlılar: krank (hasta), ungesund (sağlıksız); Zıt anlamlılar: gesund (sağlıklı), geheilt (iyileşmiş)

'er-' öneki (bir sürecin veya başlangıcın göstergesi) + 'krank' (hasta). Hastalanmış olma durumunu tanımlar.

Süreci düşünün: 'krank' (hasta) olursunuz, hastalanma süreci 'erkranken'dir. 'Erkrankt' ise sonuçta ortaya çıkan durumdur.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.