umfassen
Çeviri
kapsamak, içermek, kucaklamak
Örnekler
Der Bericht umfasst zehn Seiten.
Rapor on sayfadan oluşuyor.
Das Angebot umfasst Flug und Hotel.
Teklif, uçuş ve oteli kapsıyor.
Er umfasste ihre Schultern.
Onun omuzlarını kavradı.
Dilbilgisi Kalıpları
((et4)) umfassen bir şeyi kapsamak Rapor on sayfayı kapsıyor.
Benzer Kelimeler
Eş anlamlılar: beinhalten, einschließen, enthalten; Zıt anlamlılar: ausschließen
Etimoloji
'um-' (etrafında) + 'fassen' (tutmak, kavramak). Kelimenin tam anlamıyla 'etrafını kavramak'.
Hafıza İpuçları
Bir grup şeyi 'etrafından' (um-) kollarınızla 'kavradığınızı' (fassen) hayal edin. Bu, 'içermek' veya 'kapsamak' eylemini görsel olarak temsil eder.