verb

attack

saldırmak, eleştirmek, ele almak

The soldiers prepared to attack the enemy.

Askerler düşmana saldırmaya hazırlandı.

He attacked the government's decision in his speech.

Konuşmasında hükümetin kararını eleştirdi.

Let's attack this problem together.

Hadi bu sorunu birlikte ele alalım.

((birine/bir şeye)) birine/bir şeye saldırmak Ordu şehre saldırdı.

((bir sorunu/görevi)) bir sorunu/görevi ele almak Sorunun kökenine inmemiz gerekiyor.

Eş anlamlılar: saldırmak, hücum etmek, vurmak; Zıt anlamlılar: savunmak, korumak

Eski Fransızca'da 'bağlamak, sabitlemek' anlamına gelen 'atachier' kelimesinden gelir. Anlamı 'savaşa katılmak' ve dolayısıyla 'saldırmak' olarak gelişmiştir.

Bir şeye 'saldırmak' için bir raptiye (tack) kullandığınızı hayal edin. Bu, agresif anlamı hatırlamanıza yardımcı olur.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.