restrain
Çeviri
zaptetmek, tutmak, engellemek, sınırlamak
Örnekler
She had to restrain her anger.
Öfkesini zaptetmek zorunda kaldı.
He was restrained by two police officers.
İki polis memuru tarafından zaptedildi.
They restrained him from leaving the room.
Onun odadan ayrılmasını engellediler.
Dilbilgisi Kalıpları
((sb./sth.)) (birini/bir şeyi) zaptetmek. She had to restrain her anger.
((sb.)) from ((-ing)) (birinin bir şey yapmasını) engellemek. They restrained him from leaving.
Benzer Kelimeler
Etimoloji
Latince 're-' (geri) + 'stringere' (sıkıca çekmek) kelimelerinden gelir. Temel fikir 'sıkıca geri çekmek'tir.
Hafıza İpuçları
Bir 'treni' durdurmak için 'dizginlerini' (reins) çektiğinizi hayal edin. Geri çekmekle ilgilidir.