noun

seizure

nöbet, el koyma, zaptetme, haciz

He had an epileptic seizure.

Epilepsi nöbeti geçirdi.

The seizure of the city took three days.

Şehrin ele geçirilmesi üç gün sürdü.

((bir şeyin)) ele geçirilmesi/zaptı bir şeyi ele geçirme eylemi The seizure of the city took three days.

nöbet geçirmek ani bir hastalık atağı yaşamak He had an epileptic seizure.

Synonyms: nöbet, havale (tıbbi); ele geçirme, müsadere (yasal/askeri)

'Aniden ve zorla ele geçirmek' anlamına gelen 'to seize' fiilinden gelir. Bu isim, ele geçirme eylemini veya ele geçirilmiş olma durumunu ifade eder.

İki ana bağlamı unutmayın: vücudun bir nöbet tarafından 'ele geçirildiği' tıbbi bağlam ve mülkün veya bölgenin 'ele geçirildiği' yasal/askeri bağlam.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.