noun

self-consciousness

utangaçlık, sıkılganlık, öz bilinç

His self-consciousness made him blush.

Utangaçlığı yüzünü kızarttı.

The novel explores the character's growing self-consciousness.

Roman, karakterin artan öz bilincini araştırıyor.

bir ((...)) duygusu belirli bir duygu veya durum Utangaçlığı yüzünü kızarttı.

Eş anlamlılar: utangaçlık, sıkılganlık; Zıt anlamlılar: güven, doğallık

'self' (kendi) ve 'consciousness' (bilinç) kelimelerinin birleşimi. Kelimenin tam anlamıyla 'kendinin farkında olma'.

Utangaç olmak (olumsuz) veya sadece kendinin farkında olmak (nötr) anlamına gelebilir. Kendinizin *fazlasıyla* bilincinde olduğunuzu düşünün.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.