adjective

separated

ayrı, ayrılmış, ayrı yaşayan

The two towns are separated by a river.

İki kasaba bir nehirle ayrılmıştır.

They are separated but not yet divorced.

Ayrı yaşıyorlar ama henüz boşanmadılar.

Please keep your work and personal life separated.

Lütfen iş ve özel hayatınızı ayrı tutun.

((be)) separated ((by sth.)) (bir şey) ile ayrılmış olmak The two towns are separated by a river.

((be)) separated (çift olarak) ayrı yaşamak They are separated but not yet divorced.

Eş anlamlılar: apart, detached, disconnected; Zıt anlamlılar: together, united, joined

Latince 'separare' (ayırmak) kelimesinden gelir, 'se-' (ayrı) + 'parare' (hazırlamak) köklerinden oluşur.

Türkçedeki 'separatör' kelimesini düşünün; ayıran bir alet. 'Separated' ise 'ayrılmış' olma durumudur.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.