sound
Çeviri
ses, gürültü, boğaz, izlenim
Örnekler
I heard a strange sound outside.
Dışarıda garip bir ses duydum.
The sound of the music was too loud.
Müziğin sesi çok yüksekti.
We sailed across the sound to the island.
Adaya gitmek için boğazı geçtik.
I don't like the sound of that idea.
Bu fikrin kulağa hoş gelmedi.
Dilbilgisi Kalıpları
a sound - belirli bir ses. Yüksek bir ses duydum.
the sound of ((sth.)) - (bir şeyin) sesi. Yağmurun sesi rahatlatıcı.
the sound of ((it)) - (bir şeyin) verdiği izlenim. Bu plan kulağa hoş geliyor.
Benzer Kelimeler
Etimoloji
Eski İngilizce'deki 'sund' (yüzme, deniz) ve Eski Fransızca'daki 'son' (Latince 'sonus' - gürültü) kelimelerinden gelir. Farklı anlamları için iki farklı kökeni vardır.
Hafıza İpuçları
Coğrafi bir 'boğazda' (sound) denizin 'sesini' (sound) hayal edin. Bu, iki anlamı birbirine bağlar.