verb

strip

soymak, çıkarmak, sıyırmak, (n) şerit

He stripped the old paint from the door.

Kapıdaki eski boyayı soydu.

Cut the paper into long strips.

Kağıdı uzun şeritler halinde kesin.

They stripped the prisoner of his rights.

Mahkumu haklarından mahrum bıraktılar.

((bir şeyin)) ((bir şeyi)) (...den) (...yı) soymak He stripped the paint from the door.

((birini)) ((bir şeyden)) (birini) (bir şeyden) mahrum etmek They stripped him of his title.

((bir şeyin şeridi)) (...nın) uzun, dar parçası She tore a strip of paper.

Fiil Eşanlamlıları: peel (soymak), remove (kaldırmak), undress (soyunmak); İsim Eşanlamlıları: band (şerit), piece (parça), ribbon (kurdele)

Eski İngilizce'den gelir, 'stripe' (çizgi) ile ilgilidir. Bir şeyin 'çizgisini' veya katmanını kaldırma fikri.

Duvardan uzun bir şerit (a strip) duvar kağıdını soymayı (to strip) hayal edin. Eylem fiil, sonuç isimdir.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.