conjunction

whereas

oysa, halbuki, -iken

He loves parties, whereas I prefer quiet evenings.

O partileri sever, oysa ben sakin akşamları tercih ederim.

Some people are rich, whereas others are poor.

Bazı insanlar zenginken, diğerleri fakirdir.

[Cümle 1], whereas [Cümle 2] (Cümle 1), oysa/halbuki (Cümle 2) He loves parties, whereas I prefer quiet evenings.

Eş anlamlılar: oysa, halbuki, -iken

'where' (nerede) + 'as' (gibi) kelimelerinden gelir. Zıtlık anlamı zamanla gelişmiştir.

İki zıt durumu karşılaştırmak için kullanıldığını unutmayın. "O bunu seviyor, oysa ben şunu sevmiyorum" gibi.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.