adjective

closemouthed

ağzı sıkı, ketum

He is very closemouthed about his work.

İşi hakkında çok ağzı sıkıdır.

The villagers were closemouthed with strangers.

Köylüler yabancılara karşı ağzı sıkıydı.

((be)) closemouthed ((about sth.)) (bir şey) hakkında ağzı sıkı olmak He was closemouthed about his plans.

((be)) closemouthed ((with sb.)) (birine) karşı ağzı sıkı olmak He was closemouthed with the police.

Eş anlamlılar: reticent, secretive, taciturn, tight-lipped; Zıt anlamlılar: talkative, open, communicative

'close' (kapatmak) + 'mouth' (ağız) + '-ed' ekinden oluşan birleşik bir kelime, kelimenin tam anlamıyla 'kapalı bir ağıza sahip' demektir.

Kelimenin tam anlamıyla ağzını kapalı tutan, hiçbir kelime veya sırrı dışarı çıkarmayan birini hayal edin.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.