noun

context

bağlam, ortam, durum

You must understand the historical context.

Tarihsel bağlamı anlamalısın.

His words were taken out of context.

Sözleri bağlamından koparıldı.

((sth. bağlamında)) (bir şeyin) etrafındaki koşullarda You must understand the historical context.

((bağlam dışı)) etrafındaki kelimeler veya koşullar olmadan His words were taken out of context.

Eş anlamlılar: situation, background, circumstances

Latince con- 'ile birlikte' + texere 'dokumak' kelimelerinden gelir. Kelimenin tam anlamıyla 'birlikte dokunan şey'.

Bir 'metin' (text) ve onunla 'birlikte' (con-) gelenleri düşünün. Bağlam, ana noktanın etrafına örülen şeydir.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.