verb

cringe

iğrenmek, sinmek, yalakalık yapmak

I cringe whenever I hear that song.

O şarkıyı ne zaman duysam iğrenirim.

The dog cringed when its owner shouted.

Sahibi bağırınca köpek sindi.

It makes me cringe to see him trying to be cool.

Onu havalı olmaya çalışırken görmek beni utandırıyor.

((bir şeyden)) iğrenmek/utanmak O şarkıyı ne zaman duysam iğrenirim.

(korkudan) sinmek Sahibi bağırınca köpek sindi.

Synonyms: flinch, wince, recoil, shrink

Eski İngilizce'deki 'cringan' (boyun eğmek, savaşta düşmek) kelimesinden gelir.

Utanç verici bir şey gördüğünüzde yüzünüzü buruşturduğunuzu ve sindiğinizi (cringe) hayal edin. Kelimenin sesi bu hareketi andırır.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.