delay
Çeviri
geciktirmek, ertelemek, oyalamak
Örnekler
We must not delay our decision any longer.
Kararımızı daha fazla geciktirmemeliyiz.
The flight was delayed by bad weather.
Uçuş kötü hava nedeniyle ertelendi.
He delayed telling her the news.
Ona haberi vermeyi geciktirdi.
Dilbilgisi Kalıpları
((sth.)) (bir şeyi) geciktirmek/ertelemek Toplantıyı ertelemeye karar verdiler.
((sb./sth.)) (birini/bir şeyi) geciktirmek Kaza beni bir saat geciktirdi.
((-ing)) (bir şey yapmayı) geciktirmek Ona haberi vermeyi geciktirdi.
Benzer Kelimeler
Etimoloji
Eski Fransızca 'delaier', 'de-' (uzak) + 'laier' (bırakmak) kelimelerinden gelir. Kelimenin tam anlamıyla 'uzağa bırakmak'.
Hafıza İpuçları
Bir şeyi yapılacaklar listenizin farklı bir 'katmanına' (layer) koyduğunuzu hayal edin.