adjective

edgy

gergin, sinirli, avangart, sivri

He felt edgy before the important meeting.

Önemli toplantıdan önce gergindi.

The film was a bit too edgy for me.

Film bana biraz fazla avangart geldi.

((bir şey)) hakkında gergin olmak He felt edgy about the interview.

sivri bir ((isim)) The band has an edgy new sound.

Eş anlamlılar: gergin, sinirli, kışkırtıcı; Zıt anlamlılar: sakin, geleneksel

'edge' (kenar, uç) + '-y' ekinden gelir. Bir uçurumun 'kenarında' olma hissini (gergin) veya 'en ileri noktada' (avant-garde) olmayı çağrıştırır.

Bir uçurumun 'kenarında' (edge) durduğunuzu ve bu durumun sizi 'gergin' (edgy) yaptığını hayal edin.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.