noun

expectation

beklenti, umut, talep

The results exceeded all our expectations.

Sonuçlar tüm beklentilerimizi aştı.

There is a general expectation that he will win.

Onun kazanacağına dair genel bir beklenti var.

She has high expectations of her children.

Çocuklarından yüksek beklentileri var.

((bir şeyin)) ne olacağına dair bir inanç The results exceeded all our expectations.

((... olacağı)) bir şeyin olacağına dair bir inanç There is a general expectation that he will win.

Eş anlamlılar: anticipation, prospect, hope. 'Expectancy' daha genel bir duygu iken, 'expectation' belirli bir inanç veya standarttır.

Latince 'expectare' (beklemek) kelimesinden, ex- 'dışarı' + spectare 'bakmak'. -ation eki bir eylem veya süreci belirten bir isim oluşturur.

'High expectations' (yüksek beklentiler) – birinin karşılamasını beklediğiniz yüksek bir standart düşünün. 'Expectancy'den daha somuttur.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.