hassle
Çeviri
zahmet, sıkıntı, dert
Örnekler
It was such a hassle to get a visa.
Vize almak tam bir zahmetti.
I don't want the hassle of cooking tonight.
Bu akşam yemek pişirme zahmetine girmek istemiyorum.
Dilbilgisi Kalıpları
((bir)) zahmet can sıkıcı veya zor bir şey Park yeri bulmak gerçek bir zahmetti.
((-menin)) zahmeti bir şeyi yapmanın içerdiği sıkıntı Yemek pişirme zahmetinden kaçınmak istiyorum.
Benzer Kelimeler
Eş anlamlılar: zahmet, sıkıntı, dert, sorun; Zıt anlamlılar: kolaylık, rahatlık
Etimoloji
Kökeni belirsizdir, muhtemelen 'harass' (taciz etmek) ile ilgili bir diyalekt teriminden gelmektedir.
Hafıza İpuçları
İçine girmenin zor olduğu büyük bir kale (castle) hayal edin. Bu çok büyük bir 'zahmet' (hassle).