verb

hit

vurmak, çarpmak, isabet etmek, ulaşmak

He hit the ball with a bat.

Topa sopayla vurdu.

The car hit a tree.

Araba bir ağaca çarptı.

Sales hit a new record last month.

Satışlar geçen ay yeni bir rekor kırdı.

((birine/bir şeye)) vurmak Çiviye çekiçle vurdu.

((bir seviyeye/miktara)) ulaşmak Sıcaklık dün 30 dereceye ulaştı.

Eş anlamlılar: strike, punch, collide, reach

Eski İngilizce 'hittan' kelimesinden, Eski Norsça 'hitta' (karşılaşmak, bulmak) kelimesinden gelir.

Bir şeye vurulduğunda çıkan sesi hayal edin: 'HIT!'. Kelime, eylemin kendisi gibi ses çıkarır.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.