noun

log

kütük, tomruk, seyir defteri

He put another log on the fire.

Ateşe bir kütük daha koydu.

The captain keeps a detailed log of the journey.

Kaptan, yolculuğun ayrıntılı bir seyir defterini tutuyor.

You must log your hours every day.

Her gün saatlerinizi kaydetmelisiniz.

((bir kütük)) bir ağaç parçası He put a log on the fire.

((bir şeyin kaydı)) (bir şeyin) seyir defteri The captain keeps a log of the journey.

((bir şeyi kaydetmek)) (bir şeyi) not etmek You must log your hours.

Synonyms: kütük, tomruk; kayıt, jurnal

Eski Nors dilinde 'devrilmiş ağaç' anlamına gelen 'lag' kelimesinden gelir. 'Kayıt' anlamı, bir geminin hızını ölçmek için kullanılan kütükten (log) türemiştir.

'Blog', 'web log' (web günlüğü) kelimesinin kısaltmasıdır. Sisteme giriş yapmak (login), sisteme bir kayıt (log) bırakmaktır.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.