verb

marinate

marine etmek, terbiyelemek

You should marinate the steak for a few hours.

Bifteği birkaç saat marine etmelisiniz.

The chicken is marinating in the fridge.

Tavuk buzdolabında marine oluyor.

((sth.)) (bir şeyi) marine etmek I will marinate the chicken wings.

((sth.)) ((in sth.)) (bir şeyi) (bir şeyin içinde) terbiyelemek Marinate the beef in red wine overnight.

Eş anlamlılar: soak (ıslatmak), steep (demlemek), pickle (turşu kurmak).

Fransızca 'mariner' (salamurada turşu yapmak) fiilinden gelir, başlangıçta balığı deniz suyunda ('marine') saklamak anlamına geliyordu.

Bu eylem kelimesidir. Bir şeyi 'marine etmek' (fiil) için 'marinad' (isim) kullanırsınız.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.