noun

pickle

turşu, salatalık turşusu, zor durum, çıkmaz

I'd like a pickle with my sandwich.

Sandviçimin yanında bir turşu istiyorum.

He got himself into a real pickle.

Kendini gerçekten zor bir duruma soktu.

((bir turşu)) konserve bir salatalık She ate a pickle.

((zor durumda)) zor bir durumda I'm in a bit of a pickle and need your help.

Eş anlamlılar: (yiyecek) kornişon; (durum) zor durum, çıkmaz, bela

Hollandaca 'pekel' (salamura) kelimesinden gelir.

'Zor durumda olmak' (in a pickle) sizi gerçek bir turşu kadar ekşi hissettirir diye hayal edin.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.