noun

southpaw

solak

The boxer was a famous southpaw.

Boksör ünlü bir solaktı.

As a southpaw, he finds some tools awkward to use.

Bir solak olarak, bazı aletleri kullanmayı garip buluyor.

(özne/nesne) solak bir kişi O atıcı bir solak.

Eş anlamlılar: left-hander, lefty; Zıt anlamlılar: right-hander

Beyzboldan gelir. Solak bir atıcı batıya bakar, bu da atış kolunu ('paw') güney tarafına koyar.

Solak bir atıcının atış yaparken 'paw'ının (elinin) vücudunun 'güney' tarafında olduğu bir beyzbol sahası hayal edin.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.