taking
Çeviri
almak, götürmek, sürmek (zaman), kabul etmek
Örnekler
He is taking the bus to work.
İşe otobüsle gidiyor.
Taking a break is a good idea.
Mola vermek iyi bir fikir.
Thank you for taking the time.
Zaman ayırdığınız için teşekkür ederim.
She is taking her coffee black.
Kahvesini sade içiyor.
Dilbilgisi Kalıpları
((sth.)) bir şeyi almak, tutmak veya taşımak. Can you take this bag for me?
((transport)) bir ulaşım aracını kullanmak. I take the train to work.
((it)) takes ((time)) ((to-inf)) belirli bir süre gerektirmek. It takes time to learn a language.
((sth.)) bir şeyi kabul etmek veya almak. Do you take credit cards?
Benzer Kelimeler
Etimoloji
Eski İngilizce 'tacan' (almak) kelimesinden, o da Eski Norsça 'taka' kelimesinden gelmektedir.
Hafıza İpuçları
Bir anı yakalamak için bir fotoğraf 'çektiğinizi' (take) hayal edin. Bu, kelimenin birçok anlamını kavramanıza yardımcı olur.