adjective

troublesome

zahmetli, sıkıntılı, zor

This is a very troublesome issue.

Bu çok zahmetli bir mesele.

The child was troublesome in class.

Çocuk sınıfta sorun çıkarıyordu.

zahmetli bir ((isim)) zorluğa veya sıkıntıya neden olan bir ismi tanımlar. He had a troublesome cough for weeks.

((bir şey/biri)) zahmetli bir şey veya biri zorluk çıkarır. The new software is quite troublesome.

Synonyms: can sıkıcı, zor, zahmetli; Antonyms: kolay, yardımcı, basit

'trouble' (sorun) + '-some' (eğilimli) sıfat yapım ekinden gelir. Yani, 'sorun yaratma eğiliminde olan' anlamına gelir.

Bir şey 'sorun dolu' (trouble-some) ise, o 'troublesome'dur.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.