noun

underdog

zayıf taraf, kaybetmesi beklenen kişi, mazlum

Everyone loves to cheer for the underdog.

Herkes zayıf tarafı desteklemeyi sever.

He went into the match as the underdog.

Maça zayıf taraf olarak çıktı.

the underdog in ((sth.)) (bir şeydeki) zayıf taraf He was the underdog in the election.

Eş anlamlılar: zayıf rakip, sürpriz at; Zıt anlamlılar: favori, lider

'under' (altında) + 'dog' (köpek) kelimelerinden gelir. Terim, köpek dövüşlerinden kaynaklanmıştır ve kaybeden köpeği (altta olanı) ifade eder.

Bir 'köpeğin' (dog) diğerinin 'altında' (under) olduğu bir köpek dövüşü hayal edin. O kaybeden köpek 'underdog'dur.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.