verb

begrudge

kıskanmak, esirgemek, çok görmek

I don't begrudge you your happiness.

Mutluluğunu kıskanmıyorum.

He begrudged every penny he had to spend.

Harcamak zorunda olduğu her kuruşu esirgedi.

((sb.)) ((sth.)) (birinin) (bir şeyini) kıskanmak Onun başarısını kıskanmıyorum.

((sth.)) (bir şeyi) esirgemek Harcadığı her kuruşu esirgedi.

Eş anlamlılar: envy, resent; Zıt anlamlılar: wish well, congratulate

'be-' (yoğunluk öneki) + Orta İngilizce 'grucchen' (homurdanmak). Birinin sahip olduğu bir şey hakkında homurdanmak.

'Be a grudge' (kin beslemek) gibi ses çıkarıyor. Birine iyi talihi için kin beslemek.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.