noun

bondsman

kefil, köle

The defendant was released after a bondsman posted bail.

Bir kefil kefaleti ödedikten sonra sanık serbest bırakıldı.

In ancient times, a bondsman had few rights.

Eski zamanlarda bir kölenin çok az hakkı vardı.

((bir/o bondsman)) bir kefil, bir köle. The bondsman paid the court.

Eş anlamlılar: kefil, garantör (kefalet için); köle, serf (esaret için)

'bond' (bağ, senet) + 'man' (adam, kişi) kelimelerinden gelir. Kefalet senedi ('bond') sağlayan veya esaret ('bondage') altında olan kişiyi ifade eder.

Birini hapisten çıkarmak için mali 'bağ'ı (bond) halleden bir 'adam' (man) düşünün.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.