adjective

brand-new

yepyeni, gıcır gıcır

She bought a brand-new car.

Yepyeni bir araba aldı.

This idea is brand-new to me.

Bu fikir benim için yepyeni.

brand-new ((isim)) yepyeni Yepyeni bir araba aldı.

Eş anlamlılar: pristine, untouched, unused; Zıt anlamlılar: used, old, second-hand

'brand' (yanan bir odun parçası, ateş) + 'new' kelimelerinden gelir. Aslen 'ateşten/dövmehaneden taze çıkmış' anlamına geliyordu.

Bir şeyin o kadar yeni olduğunu hayal edin ki, yapıldığı 'damga'dan veya demirci ocağından çıktığı için hala sıcaktır.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.