verb

broach

konuyu açmak, gündeme getirmek, fıçıya delik açmak

She was afraid to broach the subject of money.

Para konusunu açmaktan korkuyordu.

He finally broached the delicate question.

Sonunda o hassas soruyu gündeme getirdi.

((sth.)) (bir konuyu) açmak Para konusunu açmaktan korkuyordu.

Eş anlamlılar: raise, introduce, bring up (gündeme getirmek)

Eski Fransızca'da 'sivri uçlu alet' anlamına gelen 'broche' kelimesinden gelir. Bir konuyu sohbete 'delerek' sokma fikriyle ilgilidir.

Zor bir sessizliği 'delmek' (to broach) ve bir konuşma başlatmak için keskin bir broş kullandığınızı hayal edin.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.