verb

carve

oymak, yontmak, doğramak

He carved a small bird out of wood.

Ağaçtan küçük bir kuş oydu.

Who will carve the Thanksgiving turkey?

Şükran Günü hindisini kim dilimleyecek?

She carved her name into the tree.

Adını ağaca kazıdı.

((sth.)) out of ((sth.)) (...dan/den) ... oymak Mermerden bir heykel oydu.

((sth.)) (pişmiş eti) dilimlemek Babam her zaman rozbifoyu dilimler.

((sth.)) into/on ((sth.)) (...nın/nin üzerine) ... kazımak Sıranın üzerine baş harflerini kazıdılar.

Eş anlamlılar: sculpt (heykel yapmak), engrave (kazımak), slice (dilimlemek)

Eski İngilizce'de 'kesmek, öldürmek, devirmek' anlamına gelen 'ceorfan' kelimesinden gelir.

Ahşap veya taşa bir 'kavis' (curve) 'oyduğunuzu' (carving) hayal edin.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.