noun

counterpart

mevkidaş, muadil

The prime minister met with his French counterpart.

Başbakan, Fransız mevkidaşı ile görüştü.

The company's US division and its European counterpart are collaborating.

Şirketin ABD bölümü ve Avrupalı muadili işbirliği yapıyor.

((sb.'s)) counterpart (birinin) mevkidaşı Bakan, Alman mevkidaşı ile bir araya geldi.

Eş anlamlılar: equivalent, opposite number, peer

'counter-' (karşılık gelen) + 'part' (parça). Başka bir parçaya karşılık gelen parça.

Birbirine uyan iki yapboz parçasını hayal edin. Biri bir 'parça' (part), diğeri ise onun 'karşılığıdır' (counterpart).

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.