verb

defer

ertelemek, uymak

We will defer the decision until next week.

Kararı gelecek haftaya erteleyeceğiz.

I will defer to your judgment on this matter.

Bu konuda sizin hükmünüze uyacağım.

((bir şeyi)) (bir şeyi) ertelemek They deferred payment until the work was completed.

((birine/bir şeye)) (birine/bir şeye) uymak She deferred to the expert's opinion.

Eş anlamlılar (ertelemek): delay, put off; Eş anlamlılar (uymak): submit, give way

İki kök. 1) Latince 'differre' (ertelemek). 'dis-' (ayrı) + 'ferre' (taşımak). 2) Latince 'deferre' (vermek). 'de-' (aşağı) + 'ferre' (taşımak).

Bir görevi 'defer' (ertelemek), onun daha sonraki bir tarihe 'differ' (farklılaşmasına) izin vermektir. Birine 'defer' (uymak), onun fikrinin kararı 'ferry' (taşımasına) izin vermektir.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.