noun

discrepancy

tutarsızlık, uyuşmazlık, farklılık, çelişki

There is a discrepancy in the financial records.

Mali kayıtlarda bir tutarsızlık var.

They found a discrepancy between the two reports.

İki rapor arasında bir tutarsızlık buldular.

a discrepancy in ((sth.)) bir şeydeki bir tutarsızlık There was a discrepancy in his statement.

a discrepancy between ((A)) and ((B)) iki şey arasındaki bir tutarsızlık The police found a discrepancy between the two accounts.

Eş anlamlılar: inconsistency, difference, disparity; Zıt anlamlılar: agreement, consistency, similarity

Latince 'farklı ses çıkarmak' anlamına gelen 'discrepare' kelimesinden, 'dis-' (ayrı) + 'crepare' (çatırdamak, gıcırdamak).

Farklı şekilde 'gıcırdayan' ('dis-crep') iki ses hayal edin. Bu ses farkı bir tutarsızlığı veya uyuşmazlığı temsil eder.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.