adjective

aloof

mesafeli, soğuk, ilgisiz

She seemed rather aloof when we first met.

İlk tanıştığımızda oldukça mesafeli görünüyordu.

He remained aloof from the argument.

Tartışmadan uzak durdu.

aloof olmak mesafeli olmak She seemed rather aloof.

aloof kalmak ((bir şeyden)) (bir şeyden) uzak durmak He remained aloof from the argument.

Eş anlamlılar: distant, detached, reserved; Zıt anlamlılar: friendly, sociable

Hollandaca denizcilik terimi olan 'a loef' (orsa etmek) kelimesinden gelir, rüzgara karşı yelken açmak ve dolayısıyla bir şeyden uzaklaşmak anlamına gelir.

Herkesin üzerinde 'bir çatıda' (a roof) duran ve mesafesini koruyan birini hayal edin.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.