faint
Çeviri
soluk, belli belirsiz, baygın
Örnekler
I saw a faint light in the distance.
Uzakta soluk bir ışık gördüm.
She suddenly felt faint.
Aniden baygınlık hissetti.
There's a faint smell of smoke.
Hafif bir duman kokusu var.
Dilbilgisi Kalıpları
a ((faint)) + ((isim)) belli belirsiz ~ Belli belirsiz bir ses duydum.
feel ((faint)) baygınlık hissetmek Baygınlık hissetmeye başladı.
Benzer Kelimeler
Etimoloji
Eski Fransızca'da 'tembel, uyuşuk' anlamına gelen 'feint' kelimesinden gelir, bu da 'gibi davranmak' anlamına gelen 'feindre' fiilinin geçmiş zaman ortacıdır.
Hafıza İpuçları
O kadar zayıf bir ışık hayal edin ki 'bayılabilir' (to faint). Bu, 'soluk' ve 'baş dönmesi hissi' olmak üzere iki anlamı birbirine bağlar.