verb

fires

kovmak, ateş etmek, ateşlemek

The company fires employees who are always late.

Şirket sürekli geç kalan çalışanları kovar.

The soldier fires his rifle at the target.

Asker tüfeğini hedefe ateşler.

Her speech fires up the crowd.

Onun konuşması kalabalığı ateşliyor.

((sb.)) ((from sth.)) (birini) (bir yerden) kovmak Şirket, çalışanları işlerinden kovar.

((sth.)) ((at sb./sth.)) (bir şeye) (birine/bir şeye) ateş etmek Hedefe bir silahla ateş eder.

((sb.)) up (birini) ateşlemek Konuşması kalabalığı ateşler.

Eş anlamlılar: dismiss, discharge, shoot, launch, inspire

Eski İngilizce'deki 'fȳr' (ateş) kelimesinden gelir, bir şeyi ateşe verme veya ateşle kovma fikriyle ilgilidir.

Bir patronun o kadar sinirlendiğini ve bir çalışanı 'kovmak' (fire) için masasını kelimenin tam anlamıyla 'ateşe' (fire) verdiğini hayal edin. Veya 'ateş' saçan bir silah.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.