adjective

frank

içten, samimi, dürüst, açık sözlü

Let me be frank with you.

Sana karşı dürüst olmama izin ver.

She gave me a frank opinion.

Bana dürüst bir fikir verdi.

frank olmak ((birine karşı)) birine karşı dürüst olmak. Dürüst olmak gerekirse, fikrini beğenmedim.

frank bir ((isim)) dürüst bir (şey). Dürüst bir cevap verdi.

Eş anlamlılar: honest, direct, candid; Zıt anlamlılar: dishonest, evasive, secretive

Eski Fransızca'daki 'franc' (özgür, samimi) kelimesinden, yönetici sınıf olan ve bu nedenle 'özgür' kabul edilen bir Cermen halkı olan Frankların adından gelir.

'Frank' (içten) bir kişi 'freely' (özgürce) ve dürüstçe konuşur.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.